Karabük / Yeşil Yenice

 

YENİCE TARİHİ

1461 yılında Cenevizlerden Fatih Sultan Mehmet tarafından alındı.Rivayete göre Yenice’nin fethinde adı da belirlenmiştir.Yenice, alındıktan sonra söylentiye göre, Fatih Sultan Mehmet, kumandanlarına sormuşlar
Nice oldu?
Komutanların Yanıtı:
“Yenice alındı” olmuştur.
Bu söylenti doğru ise Yenice’nin adı böyle saptanmıştır.
Yenice’nin tarihi, Devrek, Safranbolu v.b gibi yerleşim birimlerine koşutluk göstermekte ve XI.yüzyıla dayanmaktadır. XI.yy başlarında Hazar denizi yakınlarında yerleşik Oğuz Boyları, düşmanları Pecenekleri izleyerek Karadeniz kıyılarında Tuna Boylarına kadar inmişler, yüksek ve ormanlık alanlara yerleşmeyi yeğlemişlerdir. 
 Bolu, Kastamonu ve Trabzon dolaylarında yerleşik Afşar ve Cepni Türkleri, yeni yerleşim alanlarına sahip olmak amacıyla şu anki Yenice ilçesi sınırlarına gelmişler ve ormanlık alanlara yerleşmişlerdir.Bölge XII.yy başlarında Bizansların, daha sonra da Cenevizlerin eline geçmiştir.
Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra gözünü bölgeye cevirdi.İstanbul’dan sonra Amasra’nın fethi gerçekleşti.Ardından, Cenevizlerin elinde bulunan Yenice alınmış ve Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Yörenin tarihi ile ilgili kesin kayıtlara da 16.yy da rastlanmaktadır.Anadolu eyaletine bağlı Bolu Sancağının kazaları arasında Yenice’de yer almaktadır.Diğer kazalarda, Amasra, Çaga, Gerede, Viranşehir, Taraklı, Borlu, Ulus, Yedivan, Onikidivan, Hızırbey, Ereğli, Honrapa, Dudurga, Göynük ve Mudurnu’dur.Yenice’nin idari yönden, kaza konumu, Bolu Sancağı’nın 1690 yıllarında kaldırılmasına kadar sürmüştür.Bu aşamada Yenice-Kastamonu Sancağı’na bağlanmış, 1811 yılına kadar buraya bağlı kalmıştır.Daha sonra Safranbolu-Bolu Birleşik Sancağı kurulmuş ve Yenice’de buraya bağlı bir kaza konumuna getirilmiştir.
Birleşik sancağın kaldırılmasından sonra da Yenice benzer yerlerle birlikte köy statüsüne sokulmuştur.Bundan sonra ise Yenice’yi Ereğli kazasına bağlı Devrek nahiyesinin bir köyü olarak görüyoruz.Devrek, 1889 yılında Hamidiye adı altında kaza yapılınca, Yenice’de bucak haline getirilmiştir.Yenice Cumhuriyet döneminde 1936 yılında idare yapılanmada, bucak olarak yerini alıyor ve yine Devrek’e bağlanıyor.Devrek’e bağlı  bir bucak konumu 1953 yılına kadar sürdürüyor Yenice…Bu kez Cumhuriyetin genç yerleşim birimlerinden Karabük ilçe yapılıyor Yenice’de buraya bağlanıyor.
Yenice’nin Karabük’e bağlı bucak konumu ilçe yapıldığı 1987 yılına kadar sürüyor.1987-1995 yılları arasında Zonguldak’ın ilçeleri arasında yer alıyor.Ardından Karabük il yapılıyor ve tekrar Karabük’e bağlı bir ilçe konumuna geliyor.
Halende Karabük’e bağlılık konumu sürüyor.Yenice, bugün Karabük’ün en büyük ve gelişmiş ilçesi olarak Türkiye haritasında yerini almış görünüyor.
Bizanslardan Yenice ve cevresini alan Cenevizleri Göktepe Yaylası’nda yerleştiklerini görüyoruz.Koruma amacıyla yüksek alanlara yerleşen Cenevizler’le Osmanlı’lar, bugün Bağbaşı sınırları içinde kalan Geriş’te karşılaşmışlardır.Burada yapılan ilk savaşı Osmanlı’lar kazanmışlar ve utkularını kutlamak için, bugün OYUNYERİ olan bilinen yerde oynamaya, eğlenmeye başlamışlardır.Söylentiye göre, buranın adının OYUNYERİNİN olması da, zafer sonrası oynamak ve eğlenmekten gelmektedir.Osmanlı’lar ile Cenevizli’lerin ikinci karşılaşmasında da, yengi Osmanlı’ların olmuştur.Bunun üzerine Cenevizler bir araya toplanarak ağlamaya başlamışlardır.Toplu halde ağlamaya Ulumak denildiğinden, bu yerin adı da ULAŞ olarak kalmıştır.
Osmanlı’lar Yenice’yi aldıktan sonra, Cenevizler’e göre daha alçak yerleşim birimlerini yeğlemişlerdir.Osmanlı’ların yerleştiği alanlar; Karşıyaka, Cebeciler, Derebaşı, Ibrıcak, Yamaç, Bağbaşı, Güney, Çeltik köyleridir. Bu köylerin yığıldığı alana da kısaca İndivanı adı verilmiştir.Bu adın verilmesine neden olarak da, Ankara-Zonguldak Demiryolu üzerinde bulunan ”İN” gösterilmektedir.

Cografi 

 

Toplam 1150 km2‘lik bir alana sahip olan Yenice’nin yüzölçümünün önemli bir bölümü verimli ormanlarla kaplıdır. Arazi yapısı Batı Karadeniz Bölgesi’nin karakteristik özelliklerini taşır. Düz ve ova niteliğine haiz arazisi yok denecek kadar azdır. Meyilli ve engebeli arazi yapısı tarıma elverişli değildir.

Yenice Irmağı, ilçe merkezinden geçerek ilçenin topraklarını iki eşit parçaya böler. İlçe sınırları içinde doğup da Yenice Irmağı’na dökülen akarsu ve dereler yöre köylerini ve orman bölgelerini  Yenice’ye bağlayan doğal yollardır. Yenice Irmağı vadisinin yüksek tepelerinden başlayarak verimli ormanlık sahalar komşu il ve ilçelerin içine kadar uzanır.

Yenice’nin deniz seviyesinden yüksekliği 112 metredir. Yükseklik, ilçenin hakim noktası Keçikıran Tepesi’nde 1400 metreyi aşar.

Yenice’de tipik Karadeniz iklimi hüküm sürer. Yaz mevsimi ılık ve zaman zaman sağanak yağışlı geçer. Yenice denize göre iç kesimlerde kaldığı için kışlar biraz sert, kar yağışlı geçer. Yıllık karlı günler, ortalama 25 gündür. En fazla yağış ilkbaharda görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 13 derecedir. Yaz mevsimi ortalama sıcaklığı ise 30 derece, kış mevsimi ortalama sıcaklığı ise 1 derecedir. Ölçülen en yüksek sıcaklık Ağustos ayında 44 derece, en düşük sıcaklık ise Ocak ayında -11 derece olarak ölçülmüştür. Yıllık yağış miktarı ortalama 1.100 mm. dolaylarındadır. Yağışlı günlerde yüksek kesimlere sis çöker ve ormanlar değişik bir görüntü alır. Bundan dolayı bazıları Yenice ormanlarını ”Sis Ormanları” olarak adlandırır.

TARIM
İlçemizin Merkez ve Yortan Beldesi dışında 34 köyü bulunmaktadır. Arazi yapısı engebeli olduğundan tarıma elverişli değildir. İlçenin 95 bin hektar yüzölçümünün 10.199 hektarı tarıma elverişlidir. Bununda ancak 2.543 hektarlık alanında hububat ekimi yapılabilmektedir. Bu veriler de göstermektedir ki, köylerde sınırlı da olsa çiftçilik yapan ailelerin üretimi sadece kendi tüketimlerine yöneliktir. Zaten aile başına düşen tarım arazisi çok parçalı ve genel miktar az olduğundan modern tarım yapma teknikleri de gelişmemiştir.
 İlçemizin tarıma elverişli alanın 310 hektarlık kısmını meyve bahçeleri oluşturmaktadır. Sebze üretimine elverişli alan ise 285 hektardır. Bu rakamlardan anlaşılacağı gibi bölgede, meyve ve sebze üretimleri de çok düşük düzeyde olup; ancak ailelerinin tüketimini karşılayacak düzeydedir. Fakat son dönemlerde seracılıkla ilgili önemli atılımlar olmuştur. İlçe merkezi ve köylerde İl Özel İdare imkanları devreye sokularak çok sayıda sera kurulmuş ve bu seralarda çeşitli sebze üretimine başlanmıştır.

 

 HAYVANCILIK
 
Yenice, hayvan ve hayvancılık potansiyeli bakımından pek yüksek bir düzeyde sayılmaz. Bunun nedeni, sadece çayır ve meraların sınırlı olması değildir. İlçe halkının önemli bir kesiminin Zonguldak TTK, Karabük ve Ereğli Demir Çelik ile Devlet Demir Yolları vb. kuruluşlarda ve önemli bir kesiminin de yurt dışında işçi olarak çalışması, yine bu gibi işyerlerinden emekli olan büyük çoğunluğu sosyal güvenlik kapsamında bulunması ilçede tarım ve hayvancılığın geri plana itilmesine sebep olan diğer faktörlerdir. Bütün bunlara rağmen ilçenin sahip olduğu büyük ve küçükbaş hayvan sayısı yinede azımsanmayacak miktardadır. İlçede Tarım Müdürlüğü’ nün resmi rakamlarına göre 3.750 baş koyun, 3.200 baş keçi, 11.800 baş sığır varlığı bulunmaktadır. Tarım Bakanlığı’ nın teşvik politikası, ilçede besi ve süt hayvancılığında etkili rol oynamıştır. Yörede Hayvancılığı Kalkındırma Teşvik Fonu’ ndan sağlanan kaynaklarla değişik kapasitelerde 26 adet besi ahırı kurulmuştur. Bu ahırların toplam kapasitesi 610 baştır. Teşvik politikası süt inekçiliğine de ilgiyi arttırmıştır. 1996 yılında Halştayn ırkı süt inekleri ithal edilerek çiftçilere dağıtılmıştır.
 ARICILIK

    
Arıcılık, ilçede ve bağlı köylerde çok hızlı bir gelişme göstermektedir. Tarıma elverişli olmayan bölgedeki bitki örtüsü içinde çok miktarda çiçek türlerinin bulunması, kalitesi yüksek bal üretilmesine sebep olmaktadır. İlçedeki arıcılık faaliyetlerine, İlçe Tarım Müdürlüğü ‘nün teknik bilgi desteği devam etmektedir. Tarım Müdürlüğü’ nün verilerine göre ilçede 1000 adet kara kovan, 400 adet fenni kovan bulunmaktadır. Arıcılık faaliyetlerinin gelişmesi, yüksek miktarda ve kaliteli bal üretimi için her yıl İlçe Tarım Müdürlüğü’nce kurslar düzenlenmektedir.

 

ORMANCILIK
Kırsal kesimlerde belirli iş kolları dışında hakkın en önemli geçim kaynağı ormandır. İlçe Merkezi ve köylerinin tamamında Tarımsal Kalkındırma Kooperatifleri mevcut olup, orman köylüleri bu kooperatifler aracılığıyla orman işinde çalışmaktadırlar. Yenice’de ormancılık faaliyetleri (kesim, sürtme, nakliye) yılın Nisan-Mayıs aylarında başlar; Ekim ayı sonlarına kadar devam eder. Bazı orman bölgelerinde kış üretimi de yapılır.

Orman köylüleri tarafından kesimi motorlarla yapılan tomruklar, orman içi rampaları ve yol kenarlarına mandalar tarafından sürütme yoluyla taşınır. Buradan da yine kooperatiflere ait kamyonlar vasıtasıyla Orman İşletmesi’ne ait değişik depolara nakledilir. Yakacak ve sanayi odunu üretiminde de aynı yol izlenir; yalnız, orman içinde hazırlanan odunların orman içi rampaların nakliyesi at ve katırlarla olur.İstihsal süresinde günlerce ormanda kalmak durumunda olan orman köylüleri kendi imkanlarıyla yapmış oldukları ve yörede ”sayvan” olarak adlandırılan mekanlarda kalırlar. Hayvanlarını bakıp besleyebilecekleri ağaç ve tahtadan yapılma barınakları bulunur.
Yenice Orman İşletmesi’ne ait 13 bölgede üretim yapan 34 Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi’nin toplam ortak sayısı 3131’dir.  
Burada en önemli bir konuya değinmek gerekir ki, o da çok ağır şartlarda Yenice Ormanlarında üretim faaliyetlerinde bulunan yüzlerce orman köylüsü, sosyal güvenceden yoksundur. Ormanlar gerek ilçe ve gerekse yurt ekonomisine sağladığı önemli katkıdan dolayı her ne kadar övülmeye deyse de üretim yapan orman köylüleri açısından hadisenin bir de dramatik yönü vardır. O da, ormanlarda iş gören yüzlerce orman köylüsünün her türlü sosyal güvenceden yoksul olmalarıdır. Çünkü istihsal mevsimlerinde, üretim esnasında hayatlarını kaybeden ve yaralanan orman köylüleri arkalarında hüzün ve gözyaşından başka bir şey bırakmamaktadırlar.
EL SANATLARI
Özellikle aile ekonomisine katkı sağlama amacına yönelik olarak geçmiş yıllarda Halk Eğitim Merkezi tarafından biçki-dikiş, nakış, halı dokumacılığı vb. kurslar açılmış ve halen bir kısmı ilçe merkezi ve köylerde devam etmektedir. Ancak bunlardan elde edilen gelirin düşük olması, bu el sanatlarının gelişmesini engelleyen neden olmuştur. Öte yandan köylerde eski yıllardan kalma bir gelenek olarak el dokuması kilim dokunmaktadır.
Yörenin kültür özelliklerinden sayabileceğimiz ”kaşıkçılık” önde gelen el sanatlarındandır. Geçmiş yıllarda Yazıköy  de bir çok ailenin geçim kaynağı olan kaşıkçılık babadan oğula geçen bir meslek dalıdır. Şimşir ağacından yapılan tahta kaşıklar, eskiden Yenice ve çevre pazarlarda sergilenirken artık günümüzde bir aksesuar malzemesi olarak alıcı bulabilmektedir. Ekonomik getirisi olmadığı için adı geçen köyde bu işle uğraşanların sayısı oldukça azalmış durumdadır. 
Yenice’de el sanatlarından bastonculuğu da rahatlıkla sayabiliriz. Baston denince akla her ne kadar komşu ilçe Devrek gelse de, bu sanat dalı mevcudiyetini Yenice’de de göstermektedir. Ibracak köyünde üretilen Yenice bastonları hediyelik eşya olarak yurt içinde ve yurt dışında alıcı bulmaktadır.

Yenice’de bastonlar kızılcık, şimşir ağacı, budaklı acı elma ve gül dikeninden yapılmaktadır. Devrek’te yapılan bastonların hammaddesi de Yenice’den karşılanmaktadır.

İlçemiz ormanlarında fotoğraf çekimine en uygun zaman 15 Ekim ile 30 Aralık arasındaki zaman olup, her yerde çekim yapılabilir.

Geniş açıda fotoğraf çekilecek alanlar Kavaklı İşletme Şefliği dahilindeki Subatan Yaylası Kapıatağı Mevkii, Dikilitaş Mevkii, Çitdere İşletme Şefliği dahilindeki Sorgun Yaylası, Geyik Bögürten Mevkii, Şimşirdere İşletme Şefliği dahilinde Şeker Kanyon’dur.

 İKLİM

Yenice Batı  Karadeniz Bölgesinde olması sebebiyle genellikle yağışlıdır. Yaz aylarında sıcak, kışları soğuk geçer. Nemli , yağışlı ve sisli bir iklime sahip olan bölgemizde yıllık ortalama sıcaklık 8.8 santigrat , yıllık ortalama yağış miktarı  1200 mm , yıllık ortalama nispi nem %76.2 olarak tespit edilmiştir.Yenice denize göre iç kesimlerde kaldığı için kışlar biraz sert, kar yağışlı geçer.

Yıllık karlı günler, ortalama 25 gündür. En fazla yağış ilkbaharda görülür.  Yaz mevsimi ortalama sıcaklığı 30 derece, kış mevsimi ortalama sıcaklığı ise 1derecedir. Ölçülen en yüksek sıcaklık Ağustos ayında 44 derece, en düşük sıcaklık ise Ocak ayında -11derece olarak ölçülmüştür.

Yağışlı günlerde yüksek kesimlere sis çöker ve ormanlar değişik bir görüntü alır. Bundan dolayı bazıları Yenice ormanlarını “Sis Ormanları” olarak adlandırır.

YENİCE’DE TURİZM

Yenice tropik bölgeler dışında dünyanın ender bölgelerinde görülebilecek, bir çoğu anıtsal boy ve çaplara ulaşmış ağaç türleri, sahip olduğu yaban hayatıyla beraber içinde barındıran gümrah ormanları ve bu ormanların oluşturduğu oksijen kuşağında, önemli bir turizm bölgesi olmaya adaydır.

Büyük kentlerin çarpık yapılaşmasından, sinirleri altüst eden yoğun trafiğinden, stres yüklü çalışma hayatından bir süre de olsa uzaklaşıp dinlenmek ve en önemlisi kendilerine doğa ziyafeti çekmek isteyenler için nadide mekanlara sahiptir.

 

 NASIL GİDİLİR ?NASIL GİDİLİR ?

Yeşil Yenice’ye ulaşmak için birkaç alternatif var; Karayolundan ve demiryolundan…

Ankara-Zonguldak arasında haftanın belirli günlerinde TCDD tarafından düzenlenen karşılıklı tren seferleri ile ilçeye demiryolunun konforuyla ulaşmak oldukça basit ve ucuz. Ankara’dan yaklaşık 350 km ve Zonguldak’tan yaklaşık 65 km mesafedeki Yeşil Yenice istasyonu şehirin içinde denilebilir.

Karayoluyla Yenice’ye ulaşmak isteyenler de iki yönden ulaşabilir. Yenice’ye Zonguldak’tan direkt otobüs seferleri mevcut. Kendi aracıyla gelecekler ise Zonguldak-Devrek yolunun Gökçebey ayrımından Yenice yoluna girmeleri gerekli. Ayrımdan sonra Yenice’ye 15 dakikada ulaşmak mümkün.  

Diğer bir yön ise Karabük üzerinden Yenice’ye ulaşmak. Karabük-Yenice arasında düzenli otobüs seferleri yapılıyor. Bu yol, Karabük’ten sonra yaklaşık 33 km.

İstanbul ve Ankara’dan Yenice’ye, Yenice’den de hem Ankara’ya hem de İstanbul’a direk otobüs seferleri bulunmaktadır. Bu seferlerden de faydalanarak Yenice’ye gelinilebilir.

Hava yoluyla gelmek de mümkün aslında Yenice’ye. Tabii bunun için bir helikoptere ihtiyacınız olacak 🙂

Ayrıca Yenice’ye 45 km uzaklıktaki Çaycuma ilçesinde özel ve küçük uçakların inebileceği bir minik havaalanı var…

Yenice’ye hangi yolla gelirseniz gelin, daha Yenice’ye girmeden yeşilin kokusunu alacaksınız, doğanın sizi kucakladığını ve içine doğru çektiğini hissedeceksiniz.

MAĞARA

Yenice-Karabük Demiryolu üzerinde, ilçe merkezine 2 km. mesafede bulunan ve halk tarafından ”İn” olarak adlandırılan mağara, yer altı araştırmalara konu olabilecek özelliklere sahiptir.

Osmanlı döneminde ”İn Divanı” ve bağlı kariyeler, adını bu mağaradan almış ve uzun süre bu yer halkının yaşantısında önemli bir yer tutmuştur. Daha yakın zamanlara kadar sürü sahiplerinin, özellikle kış aylarında sürülerini barındırmak için bu mağarayı tercih ettikleri bilinmektedir. Çünkü mağara içinde 600-700 başlık keçi ve koyun sürüsünü barındırabilecek alanlar mevcuttur.

Halk arasında mağara ile ilgili bir rivayet vardır ki, çok ilginçtir. Rivayet, mağara içinde bulunan kuyuya düşen bir köpeğin Bartın’dan çıktığı şeklindedir.

SÜREYYA ÇAMLIĞI

Yenice-Zonguldak demiryolu hattının Kayadibi mevkiinde yer alır. İran Şahı Pehlevi’nin hanımı Süreyya’nın adına ithafen bu isim verilmiştir. 1960’lı yılarda ülkemizi ziyaret eden İran Şahı’nın hanımı Süreyya, trenle seyahatleri esnasında Yenice’den geçerken burada mola vererek kahvaltı yapmışlardır. Yenice Orman İşletmesi’nin Kayadibi İşletme Şefliği sınırları içinde güzide bir mesire yeridir.

ORMANİÇİ DİNLENME TESİSLERİ ve MESİRE YERLERİ

Fındıkaltı Dinlenme Tesisleri

Yenice Orman İşletmesi’nin İncedere Şefliği içerisinde, ilçeye 17 km. mesafededir. Tesis, Orman İşletmesi tarafından inşa edilmiştir. İlçe halkının hafta sonu tatillerini geçirmek için tercih ettiği bir mesire yeridir.

Gökpınar Dinlenme Tesisleri

Yenice Orman İşletmesi tarafından inşa edilen orman içi dinlenme tesislerindendir. Kavaklı Orman Serisi içinde, Gökpınar Yaylası olarak adlandırılan orman zirvesinde yer alır. Bu seride 4 hektarlık bir alanın Arberatum (Açık Hava Orman Müzesi) sahası olarak tescil edilmesiyle genellikle ormancılık alanında araştırma yapan yerli ve yabancı bilim adamlarının dikkatini çekmekte ve burada har yıl ormancılık alanında bilimsel çalışmalar yapılmaktadır.

Göktepe Tabiat Parkı

Geleneksel Zümrüt Yenice Göktepe Şenlikleri’nin yapıldığı Göktepe Tabiat Parkı ( Göktepe Yaylası), Yenice’nin en güzide ve halk tarafından özellikle yaz ayları boyunca dinlenmek ve piknik yapmak üzere tercih edilen, orman içi sayfiye yeridir. İlçe merkezine 9 km. mesafededir.

Yaylalık Dinlenme Tesisleri

Yenice Orman sınırlarının içinde yer alan Araştırma Ormanı’nın Salavattepe serisinde yer alan ve Araştırma Şefliği binasının olduğu alanda Orman Bakanlığı tarafından 14 yataklı bir otel inşaatı tamamlanmak üzeredir. Bu yatırım aynı zamanda orman turizminin altyapısını oluşturacak niteliktedir. 

Acısu

Böbrek ve romatizma hastalıklarına şifa niyetiyle kullandıkları acısu kaynaklarından en bilineni, Sarıot Orman Bölgesinde, Yenice-Salavattepe orman yolu üzerinde yer alır. Yenice’ye 30 km.’dir. Burada Orman İdaresi tarafından yıllar önce yapılan beton barınaklar mevcuttur. Çevre ile ve ilçelerden gelerek burada şifa arayanların sayısı hayli fazladır. İçildiğinde böbrek taşlarının düştüğüne, sıcak su banyosu yapıldığında romatizma hastalığını iyileştirdiğine inanılır. Yine Yenice İncedere orman serisi Kaptan mevkiinde ve Yamaç Köyü’nde aynı özellikte iki adet acısu kaynağı bulunur.

Şeker Kanyonu

Karabük-Yenice karayolunun 3. kilometresinde yer alan Şeker Mevkiinde başlayan kanyonun toplam uzunluğu 6.5 km. olup, 2 km.sinde yol geçmekte ve 2.km.sinden sonra 4.5 km. canyoning yapmaya uygun olan bu alanda yer alan zorlu geçişler ve daralmalar vardır. Bazı yerlerde yüzmek zorunlu hale gelmektedir. Kanyon yüksekliği 100 metreden başlayıp 250 metreye kadar yükselmektedir. Kanyonun kayaları, kaya tırmanışları için uygun bir yapıya sahiptir. 

NASIL GİDİLİR ?

Yeşil Yenice’ye ulaşmak için birkaç alternatif var; Karayolundan ve demiryolundan…

Ankara-Zonguldak arasında haftanın belirli günlerinde TCDD tarafından düzenlenen karşılıklı tren seferleri ile ilçeye demiryolunun konforuyla ulaşmak oldukça basit ve ucuz. Ankara’dan yaklaşık 350 km ve Zonguldak’tan yaklaşık 65 km mesafedeki Yeşil Yenice istasyonu şehirin içinde denilebilir.

Karayoluyla Yenice’ye ulaşmak isteyenler de iki yönden ulaşabilir. Yenice’ye Zonguldak’tan direkt otobüs seferleri mevcut. Kendi aracıyla gelecekler ise Zonguldak-Devrek yolunun Gökçebey ayrımından Yenice yoluna girmeleri gerekli. Ayrımdan sonra Yenice’ye 15 dakikada ulaşmak mümkün.  

Diğer bir yön ise Karabük üzerinden Yenice’ye ulaşmak. Karabük-Yenice arasında düzenli otobüs seferleri yapılıyor. Bu yol, Karabük’ten sonra yaklaşık 33 km.

İstanbul ve Ankara’dan Yenice’ye, Yenice’den de hem Ankara’ya hem de İstanbul’a direk otobüs seferleri bulunmaktadır. Bu seferlerden de faydalanarak Yenice’ye gelinilebilir.

Hava yoluyla gelmek de mümkün aslında Yenice’ye. Tabii bunun için bir helikoptere ihtiyacınız olacak 🙂

Ayrıca Yenice’ye 45 km uzaklıktaki Çaycuma ilçesinde özel ve küçük uçakların inebileceği bir minik havaalanı var…

Yenice’ye hangi yolla gelirseniz gelin, daha Yenice’ye girmeden yeşilin kokusunu alacaksınız, doğanın sizi kucakladığını ve içine doğru çektiğini hissedeceksiniz.

 

 

İlçemizde 30-40 yıl önceleri, köylerde “düzen” adı verilen dokuma tezgahlarında keten ipliğinden dokunan göynekler {keten gömleği) meşhurdur. Yine kadınların giydikleri; sırma işlemeli ve belden kuşakla bağlanan “Kutnu entariler” yörenin simgesel kıyafetlerindendir. 

 

   

 

 

 

Ortaöğretim Okulları :

 

* Yenice Anadolu Lisesi

* Yenice Çok Programlı Lisesi

* Yortanpazarı Lisesi    

 

İlköğretim Okulları : 

* Ülkü İlköğretim Okulu                                                    ( Merkez)

* Özal Mahallesi İlköğretim Okulu                                      (Merkez)

* İsmetpaşa İlköğretim Okulu                                             (Merkez)

* Kalaycılar İlköğretim Okulu                                             (Merkez)

* Atatürk İlköğretim Okulu                                                  (Merkez)

* Yortan pazarı İlköğretim Okulu                                          (Belde)

* Akmanlar İlköğretim Okulu                                                 (Köy) 

* Satuk Balıkısık İlköğretim Okulu                                         (Köy)

* Güney İlköğretim Okulu                                                       (Köy)

* Sarayköy İlköğretim Okulu                                                  (Köy)

* Şirinköy İlköğretim Okulu                                                    (Köy)

BASTONCULUK

Özellikle aile ekonomisine katkı sağlaması amacına yönelik olarak geçmiş yıllarda Halk Eğitim Merkezi tarafından biçki-dikiş, nakış, halı dokumacılığı vb. kurslar açılmış ve halen bir kısmı ilçe merkezi ve köyler de devam etmektedir.

Yenice’de el sanatlarından bastonculuğu 3 usta devam ettirmektedir. Baston denince akla her ne kadar komşu ilçe Devrek gelse de, bu sanat dalı mevcudiyetini Yenice’de de göstermektedir. Ibrıcak Köyü’nde üretilen Yenice bastonları hediyelik eşya olarak yurt içinde ve yurt dışında alıcı bulmaktadır. Yenice’deki bastonlar kızılcık, şimşir ağacı, budaklı acı elma ve gül dikeninden yapılmaktadır. Devrek’te yapılan bastonların hammaddesi de Yenice’den karşılanmaktadır

Mehmet Balcı (Yeniköy)

 

 

 

Satılmış Belen (Ibrıcak Köyü)

 

 

 

İbrahim Çengelcik (Ibrıcak Köyü) 

 

KAŞIKCILIK 

 

 Yörenin kültür özelliklerinden sayabileceğimiz “kaşıkçılık” önde gelen el sanatlarındandır. Şu anda kaşık ustalığı yapan Durmuş Ayan( İğneci )  bilinen ustalardır…

 

 Yazıköy’de bir çok ailenin geçim kaynağı olan kaşıkçılık babadan oğul’a geçen bir meslek dalıdır. Şimşir ağacından yapılan tahta kaşıklar, eskiden Yenice ve çevre pazarlarda sergilenirken artık günümüzde bir aksesuar malzemesi olarak alıcı bulabilmektedir.

Durmuş Ayan (Yazıköy)

 

 

 

Mağara

     Yenice-Karabük Demiryolu üzerinde, ilçe merkezine 2 km. mesafede bulunan ve halk tarafından ”İn” olarak adlandırılan mağara, yer altı araştırmalara konu olabilecek özelliklere sahiptir.
     Osmanlı döneminde ”İn Divanı” ve bağlı kariyeler, adını bu mağaradan almış ve uzun süre bu yer halkının yaşantısında önemli bir yer tutmuştur. Daha yakın zamanlara kadar sürü sahiplerinin, özellikle kış aylarında sürülerini barındırmak için bu mağarayı tercih ettikleri bilinmektedir. Çünkü mağara içinde 600-700 başlık keçi ve koyun sürüsünü barındırabilecek alanlar mevcuttur.
     Halk arasında mağara ile ilgili bir rivayet vardır ki, çok ilginçtir. Rivayet, mağara içinde bulunan kuyuya düşen bir köpeğin Bartın’dan çıktığı şeklindedir. 
 

 

 

Yorumlar